İçeriğe geç
Ayet ayet

Zâriyât Suresi hakkında

Zâriyât Suresi Kur’an’daki 114 surenin 51. suresidir, Mekki olarak sınıflandırılır ve 60 ayettir. Medine Mushafında (604 sayfa) 520. sayfada başlar. Sureyi burada ayet ayet dinleyebilir, Arapça metnini Türkçe meali ile okuyabilirsiniz.

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. وَٱلذَّٰرِيَٰتِ ذَرۡوٗا

    Savurup tozutan rüzgârlara andolsun.

  2. فَٱلۡحَٰمِلَٰتِ وِقۡرٗا

    Ağır yük taşıyan (bulut) lara.

  3. فَٱلۡجَٰرِيَٰتِ يُسۡرٗا

    Kolayca akıp giden (gemi) lere.

  4. فَٱلۡمُقَسِّمَٰتِ أَمۡرًا

    İşleri taksim edenlere (meleklere).

  5. إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٞ

    Size vadedilen kesinlikle doğrudur.

  6. وَإِنَّ ٱلدِّينَ لَوَٰقِعٞ

    Ceza (karşılık) günü kuşkusuz vuku bulacaktır.

  7. وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡحُبُكِ

    Güzel yolları (ve yörüngeleri) olan göğe andolsun.

  8. إِنَّكُمۡ لَفِي قَوۡلٖ مُّخۡتَلِفٖ

    Muhakkak siz çelişkili bir söz içindesiniz.

  9. يُؤۡفَكُ عَنۡهُ مَنۡ أُفِكَ

    Ondan döndürülen kimseler döndürülür.

  10. قُتِلَ ٱلۡخَرَّٰصُونَ

    Kahrolsun o yalancılar!

  11. ٱلَّذِينَ هُمۡ فِي غَمۡرَةٖ سَاهُونَ

    Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.

  12. يَسۡـَٔلُونَ أَيَّانَ يَوۡمُ ٱلدِّينِ

    "Ceza günü ne zaman diye sorarlar?"

  13. يَوۡمَ هُمۡ عَلَى ٱلنَّارِ يُفۡتَنُونَ

    O gün, onların ateşte yakılarak azap görecekleri gündür.

  14. ذُوقُواْ فِتۡنَتَكُمۡ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تَسۡتَعۡجِلُونَ

    (Görevli melekler onlara şöyle der): “Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur.”

  15. إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتٖ وَعُيُونٍ

    Takva sahibi olanlar ise, Cennetler'de ve pınarlardadır.

  16. ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُحۡسِنِينَ

    Rablerinin kendilerine verdiklerini almışlardır. Çünkü onlar bundan önce iyi kimseler idiler.

  17. كَانُواْ قَلِيلٗا مِّنَ ٱلَّيۡلِ مَا يَهۡجَعُونَ

    Geceleri pek az uyurlardı.

  18. وَبِٱلۡأَسۡحَارِ هُمۡ يَسۡتَغۡفِرُونَ

    Seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.

  19. وَفِيٓ أَمۡوَٰلِهِمۡ حَقّٞ لِّلسَّآئِلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ

    Mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır.

  20. وَفِي ٱلۡأَرۡضِ ءَايَٰتٞ لِّلۡمُوقِنِينَ

    Yeryüzünde gerçekten iman edecekler için ayetler vardır.

  21. وَفِيٓ أَنفُسِكُمۡۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ

    Ve kendi nefislerinizde de (ayetler vardır). Yine de görmüyor musunuz?

  22. وَفِي ٱلسَّمَآءِ رِزۡقُكُمۡ وَمَا تُوعَدُونَ

    Gökte de sizin rızkınız ve size vadedilen şeyler vardır.

  23. فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِنَّهُۥ لَحَقّٞ مِّثۡلَ مَآ أَنَّكُمۡ تَنطِقُونَ

    Göğün ve yerin Rabbi hakkı için o sizin konuştuğunuz gibi kesin bir gerçektir.

  24. هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ

    İbrahim’in şerefli kılınmış konuklarının haberi sana geldi mi?

  25. إِذۡ دَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَقَالُواْ سَلَٰمٗاۖ قَالَ سَلَٰمٞ قَوۡمٞ مُّنكَرُونَ

    Hani O’nun yanına girmişler: “Selam!” demişlerdi. O da: "Selam! (Sizin üzerinize). (Sizler) tanınmayan yabancı kimselersiniz.” demişti.

  26. فَرَاغَ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ فَجَآءَ بِعِجۡلٖ سَمِينٖ

    Hemen ailesinin yanına gidip semiz bir buzağı getiriverdi.

  27. فَقَرَّبَهُۥٓ إِلَيۡهِمۡ قَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ

    Bunu onların önüne yaklaştırdı ve: "Yemez misiniz?" dedi.

  28. فَأَوۡجَسَ مِنۡهُمۡ خِيفَةٗۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٖ

    Onlardan dolayı içine bir korku düştü. "Korkma!" dediler. Ona bilgin bir erkek çocuğu müjdelediler.

  29. فَأَقۡبَلَتِ ٱمۡرَأَتُهُۥ فِي صَرَّةٖ فَصَكَّتۡ وَجۡهَهَا وَقَالَتۡ عَجُوزٌ عَقِيمٞ

    Karısı bir çığlık içinde çıka gelip, (elleriyle) yüzüne vurarak: "Ben, kısır bir kocakarıyım." dedi.

  30. قَالُواْ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡعَلِيمُ

    Dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Muhakkak ki O; Hakîm'dir, Alîm'dir."

  31. ۞ قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ

    İbrahim, onlara: “O halde göreviniz nedir ey elçiler?” dedi.

  32. قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمٖ مُّجۡرِمِينَ

    Onlar: “Şüphe yok ki biz günahkâr bir topluluğa gönderildik” dediler.

  33. لِنُرۡسِلَ عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةٗ مِّن طِينٖ

    "Onların üzerilerine balçıktan yapılmış taşlar atacağız."

  34. مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلۡمُسۡرِفِينَ

    (Bu taşlar) Rabbinin katında haddi aşanlar için işaretlenmiş (taşlardır).

  35. فَأَخۡرَجۡنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

    Bunun üzerine orada bulunan Müminleri çıkardık.

  36. فَمَا وَجَدۡنَا فِيهَا غَيۡرَ بَيۡتٖ مِّنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ

    Zaten orada bir ev halkından başka Müslüman bulamadık.

  37. وَتَرَكۡنَا فِيهَآ ءَايَةٗ لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ

    Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

  38. وَفِي مُوسَىٰٓ إِذۡ أَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ

    Mûsâ (kıssasında da ibret vardır). Hani biz, onu açık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.

  39. فَتَوَلَّىٰ بِرُكۡنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٞ

    Firavun, bütün (kişisel ve askeri) gücüyle yüz çevirmiş ve: "Bu, ya bir büyücü veya bir delidir." demişti.

  40. فَأَخَذۡنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٞ

    Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık. O (küfründen dolayı) kınanmış bir kimseydi.

  41. وَفِي عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلۡعَقِيمَ

    Âd kavminde de (ibretler vardır). Onlara kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.

  42. مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ

    Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

  43. وَفِي ثَمُودَ إِذۡ قِيلَ لَهُمۡ تَمَتَّعُواْ حَتَّىٰ حِينٖ

    Semûd'da da (ibretler) vardır. Onlara: "Bir süreye kadar faydalanın." denmişti.

  44. فَعَتَوۡاْ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَهُمۡ يَنظُرُونَ

    Rablerinin emrine kibirlenip isyan ettiler. Bu yüzden bakıp dururken onları yıldırım çarpmıştı.

  45. فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مِن قِيَامٖ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ

    Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.

  46. وَقَوۡمَ نُوحٖ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمٗا فَٰسِقِينَ

    Bunlardan önce de Nûh kavmini (helâk etmiştik). Çünkü onlar, fasık/yoldan çıkmış bir toplum idiler.

  47. وَٱلسَّمَآءَ بَنَيۡنَٰهَا بِأَيۡيْدٖ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

    Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz onu elbette genişleticiyiz.

  48. وَٱلۡأَرۡضَ فَرَشۡنَٰهَا فَنِعۡمَ ٱلۡمَٰهِدُونَ

    Yeryüzünü de yayıp döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz.

  49. وَمِن كُلِّ شَيۡءٍ خَلَقۡنَا زَوۡجَيۡنِ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ

    Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

  50. فَفِرُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ

    O halde Allah’a kaçın. Çünkü ben, size Onun katından (gönderilmiş) açık bir uyarıcıyım.

  51. وَلَا تَجۡعَلُواْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ

    Allah ile beraber başkasını ilah edinmeyin. Zira ben, size O'nun tarafından (gönderilmiş) açık bir uyarıcıyım.

  52. كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُواْ سَاحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٌ

    İşte böylece, onlardan öncekilere herhangi bir peygamber geldiğinde hemen; "O, bir büyücüdür veya delidir." dediler.

  53. أَتَوَاصَوۡاْ بِهِۦۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمٞ طَاغُونَ

    Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Doğrusu onlar, taşkın bir toplum idiler.

  54. فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٖ

    Sen yüz çevir onlardan, artık kınanacak değilsin.

  55. وَذَكِّرۡ فَإِنَّ ٱلذِّكۡرَىٰ تَنفَعُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

    Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt, iman edenlere fayda verir.

  56. وَمَا خَلَقۡتُ ٱلۡجِنَّ وَٱلۡإِنسَ إِلَّا لِيَعۡبُدُونِ

    Ben cinleri de insanları da ancak bana ibadet etsinler, diye yarattım.

  57. مَآ أُرِيدُ مِنۡهُم مِّن رِّزۡقٖ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطۡعِمُونِ

    Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.

  58. إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلۡقُوَّةِ ٱلۡمَتِينُ

    Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.

  59. فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذَنُوبٗا مِّثۡلَ ذَنُوبِ أَصۡحَٰبِهِمۡ فَلَا يَسۡتَعۡجِلُونِ

    Muhakkak (geçmişteki) arkadaşlarının azaptan payları olduğu gibi, zulmedenlerin de azaptan bir payları vardır. Artık acele etmesinler.

  60. فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن يَوۡمِهِمُ ٱلَّذِي يُوعَدُونَ

    Tehdit olundukları o (azap) günlerinden dolayı vay o kâfir olanlara!

0/60
0

0 sevap bugün · 0 bu cihazda toplam

“Kim Allah'ın Kitabı'ndan bir harf okursa, ona bir sevap vardır. Sevap ise on katıyla çoğalır.” Câmiu't-Tirmizî 2910. Uygulamadaki harf kuralıyla sayılır; bir sayımdır, asla bir vaat değildir.

0

0 bugün bekleyen elmas

Okumanızdan tahmin edilir, uygulamadaki günlük sınırla aynıdır. Elmaslar Quran Habit uygulamasında kazanılır ve alınır.

0:00
Mishary Alafasy Zâriyât 0:00 0:00

Mushafta Zâriyât Suresi

Nüzul
Mekki
Cüz
26-27
Kelime sayısı
360
Medine Mushafı (604 sayfa)
520-523
İndoPak Mushafı (610 sayfa)
520-523
Nesih Mushafı (612 sayfa)
521-524

Zâriyât Suresi hakkında sorular

Zâriyât Suresi kaç ayettir?

Zâriyât Suresi 60 ayettir. Kur’an’daki 114 surenin 51. suresidir.

Zâriyât Suresi hangi cüzdedir?

Zâriyât Suresi: cüz 26-27 (30 cüzden).

Zâriyât Suresi Mekki mi, Medeni mi?

Zâriyât Suresi Mekki olarak sınıflandırılır.

Zâriyât Suresi hangi sayfadadır?

Zâriyât Suresi Medine Mushafında (604 sayfa): 520-523. İndoPak Mushafında (610 sayfa): 520-523. Nesih Mushafında (612 sayfa): 521-524.

Zâriyât Suresi kaç kelimedir?

Zâriyât Suresi: 360 kelime, bu sitenin gösterdiği Osmani metinden hesaplanmıştır.

Zâriyât Suresi kaç Arapça harften oluşur?

Zâriyât Suresi: 1.523 harf, aynı Osmani metinden, harekeler sayılmadan hesaplanmıştır.

Zâriyât Suresi Kur’an’ın neresindedir?

Zâriyât Suresi, Kur’an’daki 6.236 ayetin 4.676. ayetinden 4.735. ayetine kadar uzanır.

Zâriyât Suresinde secde ayeti var mı?

Hayır. Zâriyât Suresinde Medine Mushafında secde işareti yoktur; 114 surenin 14 tanesinde vardır.

Zâriyât Suresini dinleyebilir miyim?

Evet. Zâriyât Suresinin 60 ayetinin tamamı burada ayet ayet, 43 okuyucudan dilediğinizin okuyuşuyla çalar, ücretsiz ve üyeliksiz.

Zâriyât Suresi için hangi Arapça metin kullanılıyor?

Kral Fahd Kompleksi’nin Osmani Hafs metni, Kompleksin kendi yazı tipi KFGQPC Uthmanic Hafs V22 ile dizilmiştir. Bu sayfadaki her sayı, 60 ayet ve 360 kelime dahil, aynı metinden üretilir.

Zâriyât Suresini dinle

Kur’an okuyucuları

Kuran kelime kelime ve günlük okuma alışkanlığı tek ücretsiz uygulamada.

App Store'dan İndirinİndirin Google Play