İçeriğe geç
Ayet ayet

Tûr Suresi hakkında

Tûr Suresi Kur’an’daki 114 surenin 52. suresidir, Mekki olarak sınıflandırılır ve 49 ayettir. Medine Mushafında (604 sayfa) 523. sayfada başlar. Sureyi burada ayet ayet dinleyebilir, Arapça metnini Türkçe meali ile okuyabilirsiniz.

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. وَٱلطُّورِ

    Tûr’a yemin olsun.

  2. وَكِتَٰبٖ مَّسۡطُورٖ

    Ve yazılmış kitaba.

  3. فِي رَقّٖ مَّنشُورٖ

    Yayılmış sahifeler içindeki.

  4. وَٱلۡبَيۡتِ ٱلۡمَعۡمُورِ

    Beyt-i Ma'mur'a.

  5. وَٱلسَّقۡفِ ٱلۡمَرۡفُوعِ

    Yükseltilmiş tavana (göğe).

  6. وَٱلۡبَحۡرِ ٱلۡمَسۡجُورِ

    Taşkın denize.

  7. إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَٰقِعٞ

    Rabbinin azabı elbette vuku bulacaktır.

  8. مَّا لَهُۥ مِن دَافِعٖ

    Onu önleyebilecek yoktur.

  9. يَوۡمَ تَمُورُ ٱلسَّمَآءُ مَوۡرٗا

    O gün gök şiddetle sallanıp çalkalanır.

  10. وَتَسِيرُ ٱلۡجِبَالُ سَيۡرٗا

    Dağlar yürüdükçe yürür.

  11. فَوَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

    O gün yalanlayanların vay haline!

  12. ٱلَّذِينَ هُمۡ فِي خَوۡضٖ يَلۡعَبُونَ

    Ki onlar, daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.

  13. يَوۡمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا

    O gün itile kakıla Cehennem ateşine atılacaklardır.

  14. هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِي كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

    İşte bu sizin yalan saydığınız ateştir (denilir).

  15. أَفَسِحۡرٌ هَٰذَآ أَمۡ أَنتُمۡ لَا تُبۡصِرُونَ

    Bu da mı sihir? Yoksa siz mi görmüyorsunuz?

  16. ٱصۡلَوۡهَا فَٱصۡبِرُوٓاْ أَوۡ لَا تَصۡبِرُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡكُمۡۖ إِنَّمَا تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

    Girin oraya! Sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.

  17. إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتٖ وَنَعِيمٖ

    Muttakiler hiç şüphe yok ki, Cennetler ve nimetler içindedirler.

  18. فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ وَوَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ عَذَابَ ٱلۡجَحِيمِ

    Rablerinin kendilerine verdikleri ile sefa sürerler. Rableri, onları çılgın alevin azabından korumuştur.

  19. كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

    "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için!"

  20. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٖ مَّصۡفُوفَةٖۖ وَزَوَّجۡنَٰهُم بِحُورٍ عِينٖ

    Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları iri gözlü beyaz tenli huriler ile evlendiririz.

  21. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱتَّبَعَتۡهُمۡ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلۡحَقۡنَا بِهِمۡ ذُرِّيَّتَهُمۡ وَمَآ أَلَتۡنَٰهُم مِّنۡ عَمَلِهِم مِّن شَيۡءٖۚ كُلُّ ٱمۡرِيِٕۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٞ

    İman edip, soyları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir.

  22. وَأَمۡدَدۡنَٰهُم بِفَٰكِهَةٖ وَلَحۡمٖ مِّمَّا يَشۡتَهُونَ

    Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

  23. يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأۡسٗا لَّا لَغۡوٞ فِيهَا وَلَا تَأۡثِيمٞ

    Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girmek.

  24. ۞ وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ غِلۡمَانٞ لَّهُمۡ كَأَنَّهُمۡ لُؤۡلُؤٞ مَّكۡنُونٞ

    Etraflarında sedefleri içinde gizlenmiş incileri andıran delikanlı hizmetçiler dolaşır, durur.

  25. وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَسَآءَلُونَ

    Birbirlerine dönüp karşılıklı olarak sorarlar.

  26. قَالُوٓاْ إِنَّا كُنَّا قَبۡلُ فِيٓ أَهۡلِنَا مُشۡفِقِينَ

    "Biz, ailemizin yanında daha önce (Allah'ın azabı hakkında) korku içindeydik." derler.

  27. فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ

    "Allah bize lütfetti de, bizi o şiddetli ateşin azabından korudu."

  28. إِنَّا كُنَّا مِن قَبۡلُ نَدۡعُوهُۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡبَرُّ ٱلرَّحِيمُ

    "Hiç şüphesiz biz bundan önce O'na dua (ibadet) ederdik. Gerçekten O, çokça iyilik sahibidir, çokça merhametlidir."

  29. فَذَكِّرۡ فَمَآ أَنتَ بِنِعۡمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٖ وَلَا مَجۡنُونٍ

    Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

  30. أَمۡ يَقُولُونَ شَاعِرٞ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيۡبَ ٱلۡمَنُونِ

    Yoksa; o, bir şairdir, zaman (içinde) başına sıkıntılar ve ölümün gelmesini bekliyoruz mu diyorlar?

  31. قُلۡ تَرَبَّصُواْ فَإِنِّي مَعَكُم مِّنَ ٱلۡمُتَرَبِّصِينَ

    De ki: "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

  32. أَمۡ تَأۡمُرُهُمۡ أَحۡلَٰمُهُم بِهَٰذَآۚ أَمۡ هُمۡ قَوۡمٞ طَاغُونَ

    Bunu kendilerine akılları mı emrediyor yoksa onlar azgın bir topluluk mudurlar?

  33. أَمۡ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥۚ بَل لَّا يُؤۡمِنُونَ

    Yoksa; o Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi mi diyorlar? Hayır! Onlar iman etmiyorlar.

  34. فَلۡيَأۡتُواْ بِحَدِيثٖ مِّثۡلِهِۦٓ إِن كَانُواْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

  35. أَمۡ خُلِقُواْ مِنۡ غَيۡرِ شَيۡءٍ أَمۡ هُمُ ٱلۡخَٰلِقُونَ

    Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

  36. أَمۡ خَلَقُواْ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَۚ بَل لَّا يُوقِنُونَ

    Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar kesin olarak inanmıyorlar.

  37. أَمۡ عِندَهُمۡ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمۡ هُمُ ٱلۡمُصَۜيۡطِرُونَ

    Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hâkim olan kendileri midir?

  38. أَمۡ لَهُمۡ سُلَّمٞ يَسۡتَمِعُونَ فِيهِۖ فَلۡيَأۡتِ مُسۡتَمِعُهُم بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٍ

    Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahî vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

  39. أَمۡ لَهُ ٱلۡبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلۡبَنُونَ

    Yoksa kızlar Allah'ın da, oğullar sizin mi?

  40. أَمۡ تَسۡـَٔلُهُمۡ أَجۡرٗا فَهُم مِّن مَّغۡرَمٖ مُّثۡقَلُونَ

    Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

  41. أَمۡ عِندَهُمُ ٱلۡغَيۡبُ فَهُمۡ يَكۡتُبُونَ

    Yoksa gayp onların yanında da, onlar mı yazıyorlar?

  42. أَمۡ يُرِيدُونَ كَيۡدٗاۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ هُمُ ٱلۡمَكِيدُونَ

    Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Tuzağa düşecek olanlar kâfir olanlardır.

  43. أَمۡ لَهُمۡ إِلَٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِۚ سُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشۡرِكُونَ

    Yoksa, onların Allah’tan başka bir (hak) ilahları mı var? Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir/uzaktır.

  44. وَإِن يَرَوۡاْ كِسۡفٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطٗا يَقُولُواْ سَحَابٞ مَّرۡكُومٞ

    Gökten düşmekte olan parçalar görseler; “Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır.” derler.

  45. فَذَرۡهُمۡ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي فِيهِ يُصۡعَقُونَ

    Şimdi onları yıkılıp, helak olacakları günleri ile karşılaşana kadar bırak.

  46. يَوۡمَ لَا يُغۡنِي عَنۡهُمۡ كَيۡدُهُمۡ شَيۡـٔٗا وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ

    O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.

  47. وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ عَذَابٗا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

    Zalimler için bundan başka da azap vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.

  48. وَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعۡيُنِنَاۖ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

    Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. (Gece) kalktığında Rabbini hamt ile tespih et.

  49. وَمِنَ ٱلَّيۡلِ فَسَبِّحۡهُ وَإِدۡبَٰرَ ٱلنُّجُومِ

    Gecenin bir kısmında ve yıldızlar battıktan sonra da onu tespih et!

0/49
0

0 sevap bugün · 0 bu cihazda toplam

“Kim Allah'ın Kitabı'ndan bir harf okursa, ona bir sevap vardır. Sevap ise on katıyla çoğalır.” Câmiu't-Tirmizî 2910. Uygulamadaki harf kuralıyla sayılır; bir sayımdır, asla bir vaat değildir.

0

0 bugün bekleyen elmas

Okumanızdan tahmin edilir, uygulamadaki günlük sınırla aynıdır. Elmaslar Quran Habit uygulamasında kazanılır ve alınır.

0:00
Mishary Alafasy Tûr 0:00 0:00

Mushafta Tûr Suresi

Nüzul
Mekki
Cüz
27
Kelime sayısı
312
Medine Mushafı (604 sayfa)
523-525
İndoPak Mushafı (610 sayfa)
523-525
Nesih Mushafı (612 sayfa)
524-526

Tûr Suresi hakkında sorular

Tûr Suresi kaç ayettir?

Tûr Suresi 49 ayettir. Kur’an’daki 114 surenin 52. suresidir.

Tûr Suresi hangi cüzdedir?

Tûr Suresi: cüz 27 (30 cüzden).

Tûr Suresi Mekki mi, Medeni mi?

Tûr Suresi Mekki olarak sınıflandırılır.

Tûr Suresi hangi sayfadadır?

Tûr Suresi Medine Mushafında (604 sayfa): 523-525. İndoPak Mushafında (610 sayfa): 523-525. Nesih Mushafında (612 sayfa): 524-526.

Tûr Suresi kaç kelimedir?

Tûr Suresi: 312 kelime, bu sitenin gösterdiği Osmani metinden hesaplanmıştır.

Tûr Suresi kaç Arapça harften oluşur?

Tûr Suresi: 1.305 harf, aynı Osmani metinden, harekeler sayılmadan hesaplanmıştır.

Tûr Suresi Kur’an’ın neresindedir?

Tûr Suresi, Kur’an’daki 6.236 ayetin 4.736. ayetinden 4.784. ayetine kadar uzanır.

Tûr Suresinde secde ayeti var mı?

Hayır. Tûr Suresinde Medine Mushafında secde işareti yoktur; 114 surenin 14 tanesinde vardır.

Tûr Suresini dinleyebilir miyim?

Evet. Tûr Suresinin 49 ayetinin tamamı burada ayet ayet, 43 okuyucudan dilediğinizin okuyuşuyla çalar, ücretsiz ve üyeliksiz.

Tûr Suresi için hangi Arapça metin kullanılıyor?

Kral Fahd Kompleksi’nin Osmani Hafs metni, Kompleksin kendi yazı tipi KFGQPC Uthmanic Hafs V22 ile dizilmiştir. Bu sayfadaki her sayı, 49 ayet ve 312 kelime dahil, aynı metinden üretilir.

Tûr Suresini dinle

Kur’an okuyucuları

Kuran kelime kelime ve günlük okuma alışkanlığı tek ücretsiz uygulamada.

App Store'dan İndirinİndirin Google Play